Allah dedi Mehmet, inledi dağ taş
Arı burnu ağlar, toprağı kanla yaş
Hasanım, vatanı için koydu baş
Peygamberim gelmiş, Çanakkale’ye.
Destanlar yazdırdı seyit onbaşı,
Kahraman askerin on beşti yaşı,
Dağıldı düşmanın boğazda başı,
Peygamberim gelmiş, Çanakkale’ye.
Buğday çorbasıdır yarım ekmeği
İkinci öğünde görmez yemeği
Başkomutanın çok büyük emeği
Peygamberim gelmiş, Çanakkale’ye.
Zahiri’m zafere giden, yolumuz
Şanlı muzafferdir, bizim ordumuz
Düşmanı boğazda suda, boğdunuz
Peygamberim gelmiş, Çanakkale’ye.
Tahir GÖRENLİ.18.03.2014
Dünyanın birçok ülkesi Çanakkale’ye savaşa gelirler. Çanakkale’yi geçersek Türkiye’yi tamamen alırız derler ve Çanakkale’de amansız bir savaşa tutuşurlar. Her türlü silahlarla, gemilerle ve asker çoğunluğuyla hücum ederler. Çanakkale boğazını geçmek için.Tek hesap edemedikleri: Evliyalar Enbiyalar ve Peygamberimizin bu savaşta Türk askerleriyle birlikte olduğudur.
Cephede savaş devam eder. Mermiler havada çarpışır… Çok asker yaralı ve şehit var cephede. Komutan Hasan Yarbay yanına imam efendiyi alır şehitlerin yanına varır. İmam efendiden dua okumasını ister. İmam efendi kuran okur. Hasan yarbay bakar ki; Bir asker kımıldıyor yardım için onun yanına gider. Asker yüzün koyun yerde yatıyor. O asker Fransız askeri imiş, yan tarafa çevirdiğinde yaralı asker, bir anda fırlayıp ayağa kalkar ve Yarbay Hasan beyin kalbine kamasını saplar.
Yarbay Hasan yere düşer etrafındaki askerler hemen müdahale ederler. Yarbay Hasan Bey kafasını kaldırır bakar askerlere, işaret eder, beni kaldırın der. Askerler ayağa kaldırırlar Yarbay Hasan derki; Ya Resülullah sen karşımda dururken ben yerde yatarak seni karşılayamam der. Ayağa kalkar kalkmasına da yara çok derindir, oracığa düşer şehit olur. İşte Çanakkale böyle geçilmedi. Vatan böyle kurtarıldı. Tüm şehitlerimize Allah rahmet eylesin bizleri şefaatlerine nail eylesin. Amin.